• Görmek ve Harekete Geçmek

    Dünyada ve ülkemizde engelli bireylerimizin farkına varmak için yapılan çalışmalar her geçen gün artmakta. Bu bireylerin çıkartmak istedikleri sese bir haykırış daha olmak isteyen, bu bireylerin ihtiyaçlarının farkında olan ve ortada bir ayrım görmeyen insanların ortak bir çağrısı bu! Bugün dünyada 1 milyar engelli birey yaşıyor Türkiye’de ise, resmi rakamlar 2 milyon, resmi olmayan rakamlar ise 9 milyon engelli bireyin varlığından söz ediyor. Rakamlardan biraz daha bahsedecek olursak, Türkiye’de şuan, 50’ye yakın engelli bireyler ve hakları ile ilgili yardımlaşma, dayanışma farkındalık çalışmaları yürüten vakıf var. Engelli sayısı ile kıyasladığımızda az bile gelebilecek sayıda vakıf mevcutken, zaten çoğu ne yazık ki görevlerini sürdüremiyor, çünkü askıda kalıyor. Bunun sebebi ise ülkemizde gönüllülük…

  • Tüm Başlangıçlara!

    Hayattan kaç nefes aldığını hesaplayarak günü bitiren insanlarla yaşıyoruz hayatı. Herkesin bir hesabı, herkesin bir beklentisi var. Bazen istemeden biz de kaptırıyoruz bu telaşa kendimizi. Ve bazen isteyerek yapıyoruz bunu. Attığımız bir adımı hatırlayamayacak kadar kaptırabiliyoruz kendimizi hayatın akışına. Bir bilenin herhangi bir konuşmasına şahit oluyoruz. Zaman kısa diyor, zamanımız yok diyor. İnanıyoruz buna ve adımlarımızı hızlandırmaya başlıyoruz. Neden yapıyoruz bunu? Zamanımızın biteceği zamana yetişmek ister gibi bir halimiz mi var? Ama yapıyoruz işte, bu koşuşturmanın içerisinde aslında küçücük güzellikleri kaçırıyoruz ideal diye kabul ettiğimiz büyük başarılar uğruna. Asıl kaçanın zaman olduğunu ne zaman fark edeceğiz? Yetişmek istediğimiz bir yer var, bu düşünceyle koşturup, her seferinde en çok kendimizden geri…

  • Benim Hikayem

    Yazarken; hislerimi ifade etmek için kelimeleri yoklarken zihnimde, kalbimdeki sesleri daha iyi duyduğumu ve kendimi daha iyi tanımaya ve görmeye başladığımı hissediyorum. Belki de bu yüzden yazmak ve blog tutmak benim için her zaman önemli oldu. Yazı, hem kendimle hem de dünyayla iletişim kurmamı sağlayan bir araç oldu. Bu yüzden de bir sabah uyandığımda içime dolan yaşadıklarımı kaleme alıp kitaba dönüştürme fikrinin peşine düştüm. Her yazın yolcuğu gibi “yapamazsam”, “güzel olmazsa” gibi tereddütlerimi aşıp kitabım “Hayat Gülümsersen Gülümser Sana”yı elime aldım. İnsanların kitabımda ve hikayemde kendilerinden bir parça bulduklarını ve benimsediklerini gördüğümde yaşadığım mutluluk bana yazmaya, anlatmaya ve paylaşmaya devam etmek için gereken cesareti verdi. Her insanın hikayesiyle geldiği ve…