Görmek ve Harekete Geçmek

Dünyada ve ülkemizde engelli bireylerimizin farkına varmak için yapılan çalışmalar her geçen gün artmakta. Bu bireylerin çıkartmak istedikleri sese bir haykırış daha olmak isteyen, bu bireylerin ihtiyaçlarının farkında olan ve ortada bir ayrım görmeyen insanların ortak bir çağrısı bu!

Bugün dünyada 1 milyar engelli birey yaşıyor

Türkiye’de ise, resmi rakamlar 2 milyon, resmi olmayan rakamlar ise 9 milyon engelli bireyin varlığından söz ediyor. Rakamlardan biraz daha bahsedecek olursak, Türkiye’de şuan, 50’ye yakın engelli bireyler ve hakları ile ilgili yardımlaşma, dayanışma farkındalık çalışmaları yürüten vakıf var.

Engelli sayısı ile kıyasladığımızda az bile gelebilecek sayıda vakıf mevcutken, zaten çoğu ne yazık ki görevlerini sürdüremiyor, çünkü askıda kalıyor. Bunun sebebi ise ülkemizde gönüllülük bilincinin oluşmamış olması. Yeterli sayıda gönüllü yokken, maddi ve manevi destek verebilecek sponsorlar bu konuda bir atılım gerçekleştirmekten oldukça uzakken, sonuç işte bu oluyor.

Gönüllülük bilincimiz yok, farkında değiliz, eğer çevremizde engelli bir birey de yoksa, biz sadece böyle bir durumun varlığından haberdar olduğumuzu biliyoruz. Biliyoruz ama, genel ve özel anlamda bilgisizliğimizi, deneyimsizliğimizi ve önyargı dolu benliğimizi hiçbir “öğreti” engelleyemiyor. Çünkü aslında bizim öğrenmemiz gereken şey çok farklı. Bizim öğrenmemiz gereken şey hepimizin bir birey olduğu ve engelli bireylerin sadece farklı ihtiyaçlarının olması. Tek farkımızın bu olduğu gerçeği.

Sivil toplum kavramı gelişen ülkelerde, aslında kimse kimseye acıyan gözlerle bakmıyor. Çünkü herkesin farklı olduğunun bilincinde oldukları gibi, herkesin de eşit olduğu bilincindeler. Aynı zamanda da, gönüllülük eylemini kimse kendi içini rahatlatmak amacıyla yapmıyor. Bunun bir sorumluluk olduğunun farkındalar ve sorumlu oldukları görevi en iyi şekilde hayata geçirmeyi hedefliyorlar.

Bugün bir engelli birey ile birlikte bir ilerleme kat etmek, belki 1 milyar engelli bireyin sosyal hayatında neler yaşadığıyla alakalı fikir sahibi olmak demek. Bugün bir engelli bireyin mahrum kaldığı bir hak için hep birlikte çaba göstermek, umuda ve insanlığa bir kapı daha açmak demek. Çünkü biz insanlar olarak uzak kaldığımız, geriden baktığımız şeyleri gözümüzde çok büyütürüz. Oysa durum böyle olmamalı.

Türkiye’deki asıl engelimiz

Ülkece; engelli bireylerin rehabilitasyon hizmetleri için desteğe, sağlık sigortası kapsamındaki boşlukların giderilmesine, erken tanı ve müdahale stratejileri geliştirmeye ve uygulamaya, yapılan tüm yeniliklerden bütün engelli bireylerin erişebildiğine emin olmak gibi ihtiyaçlarımız var. Bunlar sadece engelli bireylerin ihtiyacı değil, hepimizin ihtiyacı çünkü “toplum” olabilmek böyle bir şey. Ve aslında her şeyden önce, artık insanları ötekileştirmemeye ihtiyacımız var. İnsanlara acıma duygumuzu kontrol edebilmeye ihtiyacımız var. Dilimizden, hareketlerimizden ayrımı ötekileştirmeyi silmeye ihtiyacımız var.

Bunun da en sağlam temellerinin hep birlikte bu yolda gönüllü olarak atılacağını biliyoruz, bizim, insanlık olarak gönül bağı kurmaya ve sorumluluk almaya ihtiyacımız var…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir