• Bir Kardeşiniz Varsa Hayat Daha Güzeldir!

    İdeal hayat akışında, dünyaya geldiğimizde bir aileye sahip oluyoruz. O ailenin yeni bir üyesi olarak aile üyelerinin bize verdiği kimlikle hayatı tanımaya ve kişiliğimizi bulmaya çalışıyoruz. Bu ailede anne ve babanın hayatımızdaki rolü özellikle yaşamın ilk dönemlerinde şüphesiz ki çok büyük. Ama en az onlar kadar varlığı mühim olan, hayattaki yerimizi bulmaya çalışırken örnek aldığımız ya da varlığı sayesinde çocuk yanımızla olan iletişimimizi hiç kaybetmediğimiz, ailenin belki de en vazgeçilmez üyesi kardeş. Kan bağıyla kurulan bu ilişkiden payıma düşen bir kardeş olmadı, ama seçerek ve seçilerek kurduğum dostluk ilişkilerimde en az bir kardeş kadar yakınım olan güzel insanlar oldu. Kardeşlik üzerine gözlemlerimi, düşüncelerimi ve hislerimi biraz da onlara ithafen yazacağım.…

  • Ben daha iyiyim, ya siz?

    Kendime sık sık hayatta benim için neyin önemli olduğunu hatırlatırım: aynaya baktığımda gördüğüm kişiyi sevebilmek ve aynadaki yüzümde kimsenin hakkına girmemiş, kimseyi bilerek incitmemiş olmak ve ne olursa olsun kendim olabilmeye çalışmış olmanın huzurunu bulabilmek. İşte daha önceki yazılarımda bahsettiğim kendimi iyi hissetmek ve kendime olan yolculuğumdaki en nihai durağım burası. Aynadaki benle barışık olmak, onu sevmek ve onun ruhunu bastırmak yerine o ruhun neşeyle seslendirdiği şarkıları sevdiklerimle paylaşmak beni iyi hissettiren şey. Bunu her zaman yapamadığımı biliyorum. Bu yolculukta kimi zaman görünmez duvarların beni sınırlandırdığını ve yorgun düştüğümü biliyorum. Bazen başka insanların bakışlarına ve benimle ilgili yargılarına olması gerekenden fazla önem yükleyip kendimi o yargılayıcı bakışlarla görmeye başlıyorum. Saçımı…

  • Kardelen Çiçeği’nin doğuşu: Hayat Gülümsersen Gülümser Sana

    Uzun zaman aradan sonra bana nefes aldıran güzel bir haber aldım. Heyecanımı sizlerle de paylaşıyor olabilmenin benim için anlamı çok büyük. 2005’de ilk baskısını elime aldığım, ruhumdan süzülen kelimelerin iki kapak arasından bir çok insanın hayatına dokunabilme ihtimalinin yüreğimi sevinçle doldurduğu andan itibaren 16 yıl geçti. Kitabım beşinci baskısıyla yeniden raflarda. İnsan alışır sanıyorsunuz. Ama uzun bir süredir aldığım, sıkıntılar arasında bana nefes aldıran, ilk gün ki heyecanımı yeniden hatırlatan muhteşem bir hediye oldu. Yazmaya karar verdiğim zaman tedirginlik ve hikayeni paylaşacak olmanın verdiği o savunmasızlık hali beni biraz korkutmuştu. Dünya üzerinde milyonlarca hikaye varken insanların benim hayat hikayeme tanık olmak isteyip isteyemeyeceklerini düşünmüştüm. Yazdıklarımla kimseyi sıkmadan kendimi anlatacak kelimeleri…

  • Hayat Gülümsersen Gülümser Sana

    Sevgili okurlarım, Sizlere bildirmekten çok büyük mutluluk duyduğum bir haberim var! Hayat Gülümsersen Gülümser Sana kitabım en yeni baskısıyla çıktı! Aşağıdaki linklerden kitaba ulaşabilirsiniz; https://urun.n11.com/roman/hayat-gulumsersen-gulumser-sana-P4860815034 https://www.harikakitap.com/hayat-gulumsersen-gulumser-sana-urun1096.html

  • Bir Hayalperest!

    Geçmişte yaşananların ve yapmam gerekenlerin zihnime üşüştüğü, uykuyu tavana bakarak beklediğim gecelerde denizin altında boğulduğumu hissediyorum. Yüzmeyi unutmuş, bir telaşla kendimi boğulmaktan kurtarmak için çabaladığımı. Bir an önce, tek bir hamleyle suyun yüzeyine kavuşmayı, hafifleyen vücudumla suyun üzerinde uyuduğumu, sakinliğin, dalgaların sesinin ve güneşin tadını çıkardığımı hayal ediyorum. Hayatımın da bir anda böyle kolaylaşacağını, tek adımda beni üzen şeylerden uzaklaşarak sevdiklerimle hayatımızın neşeli günlerine ulaşacağımızı düşünme fikri içimi ısıtıyor. Ben bir hayalperestim! Hayallerin bize verilmiş dualar gibi olduğuna inanırım. Yine de yaşadığımız hayatların gerçekliklerinden kopmadan adım adım o hayallere kavuşabileceğimizi düşlerim. En son yazımda herkes için hayatın zamanının ve ritminin farklı olduğundan, kimimize iyi gelenin kimimizi yetersiz hissettirebileceğinden bahsetmiştim. Kendimiz…

  • Nasılsınız?

    Nasılsınız sevgili okur? Bugün iyi hissetmek üzerine konuşalım mı? Bugünlerde ben de çevremdeki sevdiklerimde bu soruya içimizden gele gele iyiyiz diyemiyoruz maalesef. Aslında bu soruya nasıl cevap vereceğimizi de tam olarak bilmiyoruz sanırım. Pandeminin ve yaşadığımız şartların getirdiği, hepimizin üzerine çökmüş bir hüzün ve yorgunluk hali hakim. Her ne kadar bu yorgunluk ve çaresizlik hissi bize hayatlarımızın hep böyle sürüncemede olduğuna ve böyle de devam edeceğine dair bir inanışa sürüklemeye çalışsa da ben böyle olmadığına ve böyle de devam etmeyeceğine inanıyorum. Ara ara aklımıza gelen “Ne anlamı var ki yaşamanın?” sorusuna her zaman kendimizce anlamlı bir cevap bulamasak da ömrümüzce bu sorunun peşinde olmanın yaşama hevesimizi kamçılayan bir arayış olduğuna…

  • İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!

    Ben bu yazıyı yazmak için oturduğumda yaşadığımız ülkede son on iki saatte altı kadın öldürüldü. Altı kadın hayallerinden, yaşama dair olan sevincinden, gelecek planlarından ve sevdiklerinden bir erkek şiddeti sonucunda koparıldı. Uzun zamandır içinde yaşadığımız kabusu, korkuyu ve kıyımları avaz avaz bağırarak bir şeylerin değişmesini ve artık yettiğini ifade etmeye, kendimizi duyurmaya çalışıyoruz. Münevver, Özgecan ve Şule Çet’den sonra adalet için çırpındığımız ve Emine Bulut’un “ölmek istemiyorum.” diyen yardım çağrısını duyup perişan olduğumuz her anda bir kere daha kahrolarak birbirimize tutunup “bir kadın daha eksilmeyeceğiz.” diyoruz. Ama olmuyor. Her defasında daha vahşice ve gözümüzün içine baka baka yapılan bir kadın katliamına uyanıyoruz. Geçenlerde babamla yaptığım bir araba seyahatinde açık olan…

  • Kendini Arama Hikayesi

    Edebiyat ve sanat, bize insanlığımızı hatırlatan, dünyada birlikte yaşadığımız ama belki de hiç değmediğimiz birbirinden renkli insanların hikayeleriyle bizi tanıştıran ve hayatın geçiciliğine meydan okuyan tabir yerindeyse yaşam pınarları. Film izlemek, kitap okumak, müzik dinlemek, resim veya fotoğraflara bakmak benim için ilham verici ve nefes aldırıcı anlar oluyor. Bir an için yaşamın çaresizlikle kuşatan karanlığından sıyrılıp edebiyat ve sanatın bana sunduğu bakışın güzelliğinde ve umudunda kendimi yeniden buluyorum. Bu histen daha güzel bir şey varsa o da bu hissi paylaşıp aynı eserlerin başka insanların da anlarını güzelleştirdiğini ve onlar tarafından sevildiğini görmek. O yüzden belki de iyi bir film izlediğimizde hemen bir arkadaşımıza haber veriyor hatta onunla birlikte yeniden izliyor…

  • Ev

    Ev dediğimde gözünüzün önünde ne canlanıyor? Bir bina mı yoksa bir insan mı yoksa bir aile mi? Bazen bir hikaye gelir gözümüzün önüne ev dediğimizde bazen bir anı. Sizin eviniz neresi? Ya da henüz evini bulamayan, rüzgârın yönüne doğru savrulan, arayışı bitmeyen yolculardan mısınız? Hayata gözlerimi açtıktan sonra evimin beni dünyaya getiren kadın olduğunu düşündüm muhtemelen. Fakat onun beni bırakıp gitmesinden sonra bebek Gözde için de bu dünyada ait olabileceği bir evi, aileyi ve hikayeyi arama yolculuğu başlamış. Bu yolculukta kırıldığım, umutsuzluğa düştüğüm ve kendimden şüphe ettiğim anlar oldu elbette. Hepimiz kendimize inanmakla ve sevmekle bir şeylerin değişeceğini biliriz. Ama bunu yapmak hiç de kolay değildir. Özellikle olumsuz cümlelerle ve…